Print
PDF

9'UNCU GÜN

(23 Haziran 2009 Salı) 

Ertesi sabah kalktığımızda hedefte Lucca var! Pansiyonumuza erken kalkacağımızı haber verdiğimiz için sabah 07:00’ de kahvaltımız hazır bizi bekliyordu. 

104

Sabahın köründe yola çıkacağız dedik diye üşenmeden bize kahvaltı hazırlayan Arnavut hanımefendiyle bir hatıra…

Hemen hazırlanan gıda maddelerini tüketip, yolumuza çıktık.

105

Yine sahilden ve dağ yollarından güzel güzel daha önceden buralara gelmiş olanların tavsiyelerine uyarak zevkli bol virajlı yollardan sonra…

106

107

108

109

110

 

… düz bir sahil yoluna girdik. Aman tanrım bu kadar uzun ve düz bir sahil yolu, git git bitmiyor! Neyse en sonunda bir Lucca tabelası gördükte oraya saptık kurtulduk.

Lucca’ ya geldiğimizde şehir bizi acayip hayal kırıklığına uğrattı. Büyük bir cadde üzerinde gezdik durduk, önce yemeğimizi yemeye çalıştık yine her yer kapalıydı. Neyse ki “İstanbul Kebab” yazan bir dükkan gördük, hemen daldık büyük umutlarla! İçeride çalışanlar Türk’tür dedik ama baktık ki Pakistan’lı J ortada dönen bir et var ama ne olduğunu anlayamadık, dana desen değil, tavuk desen değil! Adamlara sorduk “muslims helal!” dediler, bu cümleden sonra o kadar acıkmışız ki daha fazla soru moru sormadan götürdük dönerleri J Sonrasında anladık ki hindi etinden yapıyorlarmış (umarım J) Şehir bizde pek kamping kurulacak  hava yaratmadı, daha önceden internetten gördüğümüz güzel otelleri araştıralım bari dedik, girdik bir internet cafe’ ye. Otelimizi belirledikten sonra oranın yolunu tuttuk.

“Otel Villa Corte Degli Dei” giden olursa mutlaka orda kalsın. Otelimizi gördüğümüzde şansımıza ne kadar güzel bir seçim yapmış olduğumuzu anladık. Otelde bir orta çağ havası yaratılmış, bahçesi, havuzuyla çok hoşumuza gitti. Otoparkta üzerine brandası örtülmüş bir Ferrari vardı, hemen yanı başına çektik motorlarımızı. Odalarımıza yerleştik. Amacımız aslında o gün içinde Lucca ve Pisa’yı gezip ertesi gün Floransa’ya hareket etmekti; fakat resepsiyondaki çocuk bize Floransa’ya trenle gitme fikrini verince bizimde hoşumuza gitti, iki gece kalmaya karar verdik. Hemen haritaları toparladık, gidilecek güzel yerleri ve şehir içindeki çamaşırhane gibi önemli yerleri işaretlettik ve Pisa’ ya hareket.

 Pisa için İtalyanlar bile “kule yıkıldığında o şehre kimse gitmez” diyorlar, aslında gitmeden önce de biliyorduk kuleden başka şehrin bir numarası yok ama, o standart fotoğrafları çektirmeden İtalya’ yı terk etmenin doğru olmayacağını düşündük J.

111

 

112

113

bir önceki fotoğrafın kamera arkası…

Nitekim yeteri kadar fotoğraftan sonra Lucca’ya döndük. Vakitlice yememiz gereken bir yemek, kapanmadan önce yetişmemiz gereken bir çamaşırhane ve gezmemiz gereken tarihi bir şehir vardı ne de olsa J Erkan abiler yorgun olduklarını söyleyince kendimiz gittik geri kalan işleri halletmek için. Çamaşırlarımızı bitirdikten sonra Lucca’nın tarihi surlarının içine atıverdik kendimizi…

114

 

115

116

Sokaklarda bu sevimli çocuğa rastlıyoruz, fotoğraf makinesini görünce hemen pozunu veriyor kerata…

Sonra da otelde bizi bekleyen Erkan abilerin yanına giderek, bahçemizde bir güzel keyifle oturup ev yapımı şarabımızı içtik…

117

118

  • 00
    DAY 0
  • 01
    DAY 1
  • 02
    DAY 2
  • 03
    DAY 3
  • 04
    DAY 4
  • 05
    DAY 5
  • 06
    DAY 6
  • 07
    DAY 7
  • 08
    DAY 8
  • 09
    DAY 9
  • 10
    DAY 10
  • 11
    DAY 11
  • 12
    DAY 12
  • 13
    DAY 13
  • 14
    DAY 14
  • 15
    DAY 15
  • 16
    DAY 16