Yazdır
PDF

BARBER MOTOSİKLET MÜZESİ

BARBERMUSEUM map

 

Amerika’dan ayrılmamıza 3 ay kadar kala Merrill bizi Alabama’da bulunan bir motosiklet müzesine götürmek istediğinden bahsetti. Bu müzenin oldukça büyük ve mutlaka gitmeden önce görmemiz gereken bir yer olduğu konusunda oldukça ısrarlı davranınca kendisini kıramayarak teklifini kabul ettik…  ve çıktık yola ama bu sefer arabayla…

‘Neden arabayla gidiyorsunuz?’ diyenler olabilir aranızda belki, o nedenle hemen açıklayayım. Arabayla gidiyoruz çünkü küçük misafirimiz bir sure boyunca motosiklete binmemizi yasakladı…. Ama önemli değil, araç araba olsa da amaç motosiklet…

Merrill ile şimdiye kadar çok kez motosiklet yolculuğu yaptık; fakat ilk kez beraber araba yolculuğuna çıkıyoruz. Hemen hemen bütün Amerikalılar gibi Merrill’de buzlu içecek, soğuk hava ve arabada klimayı seven bir insan. Dolayısıyla bu yolculuk boyunca kaptan o olduğu için bizi çok önceden uyarmıştı ‘Battaniyelerinizi getirin!’ gerçekten de mevsimin kış olmasına aldırmadan soğuk hava eşliğinde soğuk klimayla yollardaydık…

Ohio’dan çıktığımız yolda ilk durağımız Nashville’e varıyoruz. Merrill’in bir diğer amerikan özelliği ise antika merakı. Yine herşeyi buz eşliğinde yapmanın yanı sıra hemen hemen bütün amerikalılarda yaygın olan bir antika eşya alma ve kullanma durumu söz konusu. Antik kavramı ise yaşı 5 ile 100 arasında değişen herhangibir eşya olabilir.

İşte Nashville’de de Amerikan televizyonlarında sık sık çıkan medyatik bir antikacıya uğruyoruz. Adı ‘Antique Archaeology’. İçeri girer girmez Merril dalıyor eşyalara, işte onlardan bir kısmı… (daha fazla fotoğraf için ‘fotoğraflar’ bölümüne bakabilirsiniz.)

DSC 0055

 

DSC 0068

Sonrasında yolumuza devam ediyoruz. Bu sefer geldiğimiz noktada Alabama’nın girişi… Alabama’nın Huntsville şehrinde Amerika Uzay ve Roket Merkezi bulunduğu için ve uzaya giden roketler burada üretildiğinden şehrin ismi de halk arasında ‘roket şehri’ olarak değişmiş ve eyaletin girişinde bu roketlerden birinin heykeli dikilmiş. Merrill buradan geçerken hemen sağa çekip bizim fotoğraflarımızı çekiyor.

DSC 0074

Sonrasında tekrar yola devam ediyoruz ve gün batmaya yakın ancak müzenin bulunduğu şehre – Birmingham, Alabama’ya - varabildiğimiz için bir otele yerleşip dinlenmeye çekiliyoruz.

Ertesi sabah uyandığımızda ise vakit kaybetmeden direk müzeye gidiyoruz. Bugün hemen müzeyi görüp amacımız akşama evde olmak. Ama arada bir de Jack Daniel’s fabrikasını ziyaret etmemiz gerekmekte. ..

Barber Motosiklet müzesi: 740 hektar araziye kurulmuş olup, dünya klasında 4 km’lik bir yarış pistinin de içinde bulunduğu Barber Motorsporları parkının içinde bulunuyor. Bu müzenin envanterinde bulunan 1200 motosikletten 600 adeti gösterimde ve bu motosikletler 1902 yılından başlayıp günümüze kadar değişen modellerde… bu modellere grand prix’lerden sokak motosikletlerine kadar her şey mevcut ve bunlara ilaveten Lotus ve daha birçok araba da müzenin envanterinde bulunmakta… ve müzeden birkaç fotoğraf… (daha önce de söylediğim gibi daha fazlası için ‘fotoğraflar’ kısmına bakabilirsiniz.)

DSC 0152

Burası ile ilgili en ilginç bilgi ise sanırım sahibinin mesleği… evet sahibi bir  sütçü imiş ve bu müzeyi yaptığı parayı sütçülükten elde etmiş. Aslında daha çok bir çiftlik diyebiliriz. Bir aile mesleği olan sütçülükten elde ettiği gelirle müzenin bulunduğu Alabama’da oldukça iyi bir konumda olduğu söylenebilir. Kendisi gençlik yıllarında aslında arabalara ve özellikle de yarış arabalarına meraklı olmasına rağmen sonradan bir arkadaşının tavsiyesiyle motosikletlere ilgi duymaya başlamış ve o da tüm dünya da sayılı motor sporları parklarından bir tanesini Alabama’da yapma projesine sebep olmuş diyebiliriz. Kişisel servetinin 54 milyon dolarını bu projeye gömmüş ama iyi ki de gömmüş diyebiliriz… tam da Türkiye’de böyle bir müze neden yok diye aklımdan geçerken 54 milyon doları duyunca düşünmeyi kesiyorum…

 

DSC 0087

Şimdi kısa bir soru:

Aşağıdaki fotoğraftaki motosikletin markası nedir?

DSC 0125

Cevapları duyar gibi oluyorum; ama büyük ihtimalle siz de benim gibi yanlış bildiniz...

Doğru cevap ise aşağıdaki fotoğrafta...

DSC 0127

Evet bu motosiklet BMW R26'nın birebir aynısının Japonlar tarafından taklit edilmek suratiyle üretilmiş hali..

Müzeden çıktıktan sonra artık yavaş yavaş evin yolunu tutuyoruz.  Fakat evden önce rotayı hafif değiştirip Jack Daniel’s amcamızın fabrikasını bir ziyaret etmemiz lazım…

Fabrikaya vardığımızda ise ne yazık ki içerisini gezmek için geç kaldığımızı öğreniyoruz. Merrill’in söylediğine gore aslında güzel ve tanıtıcı bir turları varmış ama biz de şans yok… Yine de fabrikanın önündeki mağaza bölümünde fabrikanın mizansenlerinde bir kaç fotoğraf çektirmeyi ihmal etmiyoruz.

DSC 0154

 

DSC 0159

şu arkamızda gördüğümüz tezgahın hikayesi ise şöyle; Jack Daniel’s ilk olarak şehirde bir bar açıyor ve ardından bu işe soyunuyor. İşte bu tezgah o barda adamın kullandığı ilk tezgahmış….

Burada dikkati çeken bir nokta ise fabrikada içki içmek yasak. O nedenle gelen msafirlere limonata veriliyor. Tabi ki buzlu… sek içmek çok tehlikeli.

Şaka bir yana burada limonata verilmesinin sebebi sadece fabrikada değil ‘bible belt’ olarak tabir edilen bu bölgede – ki ABD’nin neredeyse tüm güneydoğusu – içki içmek yasak. Hatta içmenin yasak olduğu gibi bir kaç yıl öncesine kadar satmak da aynı şekilde yasakmış. Düşününce adam bütün dünyaya ihraç ettiği içkiyi kendi üretim yerinde satamıyormuş. Garip…

DSC 0163

şehirde kısa bir tur sonrası arabaya atlayıp çıkıyoruz tekrar eve doğru yola ve sabaha karşı ancak varıyoruz…. Sonrası uyku…