Print
PDF

4'ÜNCÜ BÖLÜM

10.Gün 02 Ağustos 2015 (Pazar)

Evet dün akşam Swinoujscşe’den Ystad’a kalkan feribot için yer ayırtmıştım. Yaklaşık 340 km uzaklıkta. Saat 12.30’da da vardı 22.30’da... sistem izin vermeyince 22.30’dakine mecburen yer ayırtmıştım. Ama sonra düşündüm, gecenin bir yarısı İsveç’te olsam ne olacak diye... feribotta  uyur sabah yola devam ederim dedim..

O nedenle sabah çok erken kalkmadan ağırdan hareketleniyorum eşyaları toplayıp... yol kısa... ve güzel... otoban değil ve motosiklet için keyifli bir yol...

065 066

geniş geniş zamanım olduğu için ve daha çok da karnım acıktığı için yolda durup birşeyler yiyeyim dedim... gözüme kestirdiğim, yerel yemekler yiyebileceğimi düşündüğüm bir yerde durdum hemen. Neler yiyebilirim diye düşünürken restoranın sahibinin tek kelime ingilizce bilmediğini öğrendim... etrafta bilen birileri de yok... Ne yapalım çaresiz derdimizi anlatamayınca Polonya yemeği yemek hayal olarak kalıyor... ben de o nedenle tarif edebildiğim bir yemek söylüyorum anlaşabildiğimiz kadar... ne geleceği sürpriz ama geldiğinde çok lezzetli olması içimi rahatlatıyor...

067 

karnımızı doyurduk tekrar yola devam...

068

Sonrasında saat 15.00 gibi Swinoujscşe’ye varıyorum. Önce feribot iskelesine gidip biletimi teyit etmek istiyorum ama kapalı. O nedenle 19.00’a kadar buralarda takılmam lazım. Bu arada ben Polferries’den aldım ama başka firmalarda varmış internette yoktu bunlar. Ya da ben bulamamışım.

069

Diğer firmadan bilet alan başka bir motorcuyla tanışıyorum. İtalya’dan geliyor ama kendisi Hindu... adı Anurag... akşama kadar beraber takılıyoruz. Oldukça iyi muhabbeti var, Hindistan’ın tarihinden giriyor alkol kokteyllerinden çıkıyoruz... Kendine de bir sticker hediye ediyorum hemen, çok hoşuna gidiyor...

070

Feribota binme saati gelince iskeleye kadar beraber gelip vedalaşıyoruz. Sonra sorunsuz bir şekilde feribotuma binip yerleşiyorum bir yere... benim tosuncuğa kıç tarafında güzel bir baş köşe ayırıyorlar...

071

 

072

Gece nasıl uyuduğumu bilemiyorum. Tabi odam olmayınca, bar kısmındaki koltuklardan birinde sızmışım... feribotun interneti var diyorlar ama çalışmıyor...

073

11.Gün 03 Ağustos 2015 (Pazartesi)

Sabah feribottan inme zamanı, hemen hazırlanıp motor başı yapıyorum. Yolculuk keyifliydi... bir geceyi de böylece geçirmiş oldum. Saat 07.30 civarı Oslo’ya doğru yoldayım yine...

074

Yol Malmö’den geçiyor. Yaklaşık 20 km kala kuzeye dönüyor tekrar... O ara acaba Kopenhag’a bir girip çıksam mı diyorum ama yol çok uzun oyalanmak istemiyorum... başka zaman artık.. 

075

Oslo’ya giderken hadi bir Göteburg’da durup kahve içerim diyorum...

077

şehirde şöyle bir turladıktan sonra şehir turlarının yapıldığı yerden bir broşür alıyorum... pek gezmeye değer birşey göremiyorum şehirde... bir kahve içip yola devam...

076

tabi İsveç'ten çıkmadan geleneksel bayrak seremonisini yapalım hemen...

Tabi Oslo dediğime bakmayı esas son durak Gol olacak bugün... ama Oslo’da yol üzeri... neden Gol?

Yolda bir kaç kişiden Gol ve çevresinin güzel olduğunu duymuştum. Nordkapp’a giden E6 yolundan hem biraz uzaklaşmak, hem yeni yerler görmek için gideyim bari  dedim...

078

Oslo’ya vardığımda burada kuralların çok katı olduğunu bir çok kişiden duymuştum zaten. Trafik ile ilgili.. dolayısıyla tüm kurallara uyup park edecek bir yer ararken bir motosikletin kaldırıma parketmiş olduğunu gördüm...

079

ben de hemen yanına gittim. Yemek yediğim yerin önüne çekersem, adamlar geldiğinde tamam çekiyorum der atlatırsın dediler. Önce bir yemek mi yesem acaba dedim ama çok aç olmadığım için Gol’a kadar ilerlemeye karar verdim.

080

Oslo güzel bir şehire benziyordu ama çok da oyalanmak istemedim...

081

ve Oslo’dan 200 km sonra Gol’a varmayı başardım.. Bugünün sonunda 800 km’yi tamamlamış oldum. Gol biraz daha turistik butik bir şehir havası yarattı bende ... bir yere oturup yemek yiyeyim ve internetten birşeylere bakalım dedim...

082

Norveç’in hep söyledikleri ‘’Çok Pahalı’’ olayı gerçekten haklıymış... ilk defa burada yüzleştim bununla... bir pizza ve bira 27 euro civarı tuttu...

083

Sonrasında kendime bir kamp alanı buldum ve çadırımı kurarak direk uykuya daldım... 800 km de böylelikle bitmiş oldu... yarın için güzel bir yer ismi öğrendim... bakalım oraya gideceğim...

12.Gün 04 Ağustos 2015 (Salı)

084

Bugün sabah erkenden çadırı toplayıp dün tavsiye ettikleri ve Norveç’in en güzel yeri dedikleri Stalheim’e doğru yola çıktım. Kuzeye gitmem gerekirken biraz kuzeybatı oldu ama gelmişken görelim dedim artık...

085

Yol mükemmeldi... manzaralar, virajlar, şelaleler, göller,tüneller... her anlamda süperdi... özellikle acayip sayıda ve uzunlukta tünel geçtim.. en kısası 400 m en uzunu da 25 km olarak %80’de 10 km’den uzun olabilir...

087

içinde virajlı aşağı eğimli tüneller bile var yani... kendimi şu aquapark’lardaki tünellerden kayıyormuş gibi hissettim.... klostrofobiniz varsa tavsiye edilmez...

086

 

088

089

090

Stalheim’a varınca bir tane büyük bir şelale vardı... lan bumuymuş dedim... biraz fotoğraf ve sonra devam ettim...

091

E6’ya giden yoldan devam ederken bu arada mecburen ilk feribotuma da binmiş oldum... 35 kron... feribotta yaşlı bir çiftle tanıştım... sadece Norveç’in bu kısmını dolaşmak için İsveç’ten gelmişler...

093

Lom diye bir şehirden bahsettiler... virajları ile ünlüymüş onu yapacaklarmış... ben de yapar mıyım dedim ama GPS’ten o an için bulamadım. Meğer yanlış yazmışım.... neyse boşver o da eksik kalsın dedim kendi kendime ama meğer zaten yol beni oraya götürüyormuş...

095

094

Giderken yol gene inanılmazdı... önce göl kenarlarından sıcak sıcak ilerletti sonra dağlara çıkarıp bir tarafımı dondurdu... ama yollar, virajlar, manzara... 4 derece ile 20 derece arasında gidip geldik sürekli... yükseklik te 9 m ile 1500 m arasında değişti...

096

 

097

098

buzullardan göllere, yeşillikten çoraklığa... herşeyin olduğu bir gündü.... sonrasında tekra E6’ya bağlandım ve Trondheim’a varmak için kendimi motive ettim..

092

Eminim diğer yerlere de girsem onlarda da böyle yerler bulurum ama ne yazık ki o kadar zamanım yok... bir an önce Nordkapp’a varmak için devam etmem lazım... E6’da bu kadar güzel olmasa da doyurucu diye kendim motive edeyim bari...

099

 

100  

 

yine güzel küçük kasabalardan geçerek devam ettim yola. Yağmur, çamur demeden devam ettim umarsızca... kasabalardan birkaç tanesinde durup yemek lazım tabi... Norveç çok pahalı diye öyle korkuttlar ki beni yanım tabak tabak hazır makarna aldım. Ama çok doğru bir hareket olduğunu bunları yerken anladım... gerçekten yerinde bir davranış...

Trondheim’a kadar uzun ve yorucu bir yolculuk oldu...zaten şehre 12 km kala bir kamping buldum ve orada yatıverdim.. aslında kampingin içinde değilde kenarında bir parkta yattım desem daha doğru olur.. etrafta bir sürü değişik tip ve bir çok kamyoncu vardı biraz tırsmadım desem yalan olur ama o kadar yorgundum ki 1 km sürecek gücüm yoktu...

102

 

bu arada yine karnım acıkıyor tabi.. bakmayın havanın kararmadığına henüz. Ne de olsa kuzeye çıkıyoruz. Saat baya geç aslında. Etrafta sıcak su alabileceğim bir yer de yok. Mecbur kendi kendime ısıtıyorum yemeğimi...

101

Çadıra işlerimi bitirip kafamı sokar sokmaz yağmur sesleri gelmeye başladı... sabaha kadar da ince ince hiç durmadan yağmaya devam etti... 700 km nin sonunda güzel bir uyku oldu ama...

103

 

 

 

4'üncü bölümün sonu...

  • 01
    1'İNCİ BÖLÜM
  • 02
    2'NCİ BÖLÜM
  • 03
    3'ÜNCÜ BÖLÜM
  • 04
    4'ÜNCÜ BÖLÜM
  • 05
    5'İNCİ BÖLÜM
  • 06
    6'INCI BÖLÜM
  • 07
    7'NCİ BÖLÜM
  • 08
    8'İNCİ BÖLÜM
  • 09
    9'UNCU BÖLÜM
  • 10
    10'UNCU BÖLÜM
  • 11
    11'İNCİ BÖLÜM
  • 12
    12'İNCİ BÖLÜM