Print
PDF

3'ÜNCÜ BÖLÜM

7. Gün 30 Temmuz 2015 (Perşembe)

Sabah uyanıyorum ve yağan yağmurun sesini duyunca artık kuzeyde olduğumu anlıyorum... fazla acele etmeden, aşağı inip motordan laptopımı alıyorum ve bir şeyler yazıyorum... Sonra yağmur hafifliyor ve benim de yazacaklarım bitince eşyalarımı toplayıp, motoruma yerleştirdikten sonra pansiyondakilere veda ederek atlıyorum motora... bugün yol Polonya’ya gidiyor, varış noktası Krakow...

Amaaaaaa.... fazla uzaklaşamıyorum pansiyondan, belki 10 cm... çünkü motosiklete binmeden önce yapmamız gereken harici kontrolleri yapmamışım... gece motosikletimi kilitlediğimi unutup atlayınca üstüne, olduğum yerde yere yığılıyorum... önce kendime gülüyorum, sonra aleti kendi kendime kaldıramıyorum, o  anda yavaş yavaş terlemeye başlıyorum ve neyse ki sokaktan geçen birinden yardım istiyorum ve beraber kaldırıyoruz bizim kocamanı yerden...

Sonra çalıştırmaya çalışıyorum ama bu sefer de motosiklet çalışmıyor... sağına bakıyorum, bir şey yok, soluna bakıyorum bir şey yok... içindeki yakıt biraz azdı, sanırım ondan diyorum ama içime bir şüphe düşüyor... ya değilse?

045

Pansiyona tekrar çıkıp eşyalarımı bırakıyorum, dün akşam içtiğim suyun şişesini alıyorum ve en yakın benzinliği gps te bulup düşüyorum yollara... yaklaşık 2 km gidip benzinimi alıp, 2 km de geri geliyorum. O zamana kadar da bizim kocaman kendine gelir diye düşünüyorum...

Döndükten sonra yakıtı içine koyup biraz bekliyorum ve sonuç olumlu... şükredip atlıyorum tekrar... ve bu sefer ilerliyoruz... Ukrayna’nın diğer yolları hiç yokmuş gibi, Lviv’den Polonya’ya kadar olan yol süper, kaymak gibi...

046

Dün bozdurduğum drahmileri harcayacak yer bulamadığım ve bugün yapacağım yol az olduğu için güzel bir otelde durup kahvaltı etmeye karar veriyorum...

047

Biraz kötü bir kahvaltı olsa da bana iyi geliyor... göl kenarında... manzara güzel... günlerden beri tarla tapan gezmekten sonra gerçekten iyi... derken yola devam...

Bir anda Lviv’den 80 km kadar sonra kalan drahmileri harcamaya fırsat bulamadan Polonya sınırı geliyor... motosiklet olmanın verdiği avantajla herkes geçmemi işaret ediyor ben de kabul ediyorum... bugün sıcaklık güzel fazla terlemeden ilerleyelim...

048

Sınırdan sorunsuz bir şekilde geçiyor ve Polonya’ya giriyorum... yollar zaten artık süper... Krakow’a doğru ilerlerken bir motorcuyla selamlaşıyoruz. Sonra bir kırmızı ışıkta yanıma geliyor ve muhabbet ediyoruz... sonrasında ise  o da Krakow’a gideceğini söylüyor. Bir yerde durup muhabbet ediyoruz ve Krakow’da beraber bir yer bulup kalmaya karar veriyoruz.

049

GPS’te bir kamp alanı buluyorum ve kişi başı 15 euro’ya bir bungalo tutuyoruz.

Bizim elemanın ismi Gnat Haydamaka... Ukraynalı ve oldukça cana yakın... kafalarımız da uyuşuyor... eşyaları yerleştirdikten sonra çıkıyoruz Krakow’u gezmeye... 

050

 

bizim kamp alanından yürürüz diye düşünüyoruz ama otobüs durağında bekleyen genç çifte yol sorduğumuzda gelin bizimle diyorlar.. beraber önce otobüse biniyor, ardından tramvaya transfer oluyoruz ve sonunda merkeze geliyoruz. Bize bir de tur rehberliği yapıyorlar...

051

052

Gnat’la güzel muhabbetimizi yapıp bir şeyler yiyip içtikten sonra şehrin içini gezmeye devam ediyoruz... sonra kamp alanına geri dönmeye gelince ise bir de bakıyoruz ki ne tramvay kalmış be otobüs...

053

Çaresiz başlıyoruz yürümeye. Ona sor buna sor derken 5 km sonunda buluyoruz nihayet kamp alanını... ve oldukça yorgun olmanın verdiği etkiyle uyuyoruz hemencik...

Bugün ki rota 335 km ile başlangıçtan bu yana en kısa rota olmuş oluyor...

 

8. Gün 31 Temmuz 2015 (Cuma)

Sabah Gnat uyurken biraz Krakow da gezilecek yerleri araştırıyım diyorum ama onu da uyandırıyorum istemeden... Sonra internete girip gezilecek yerlere bakıyorum. Tabi o arada Polonya bayrağını da envantere eklemeyi unutmayalım...

054

En önemli yerler Tuz Madeni ve Auschwitz Kampı olarak söylüyor herkes. Fakat ikisi de şehre çok uzak ve rezervasyonu önceden yaptırmak gerekiyor. Ben de kamp alanındaki görevli elemana söylüyorum... Auschwitz Kampı’nı daha çok öneriyor ve Tuz Madenine rezervasyona gerek olmadığını söylüyor. İkisini de gezmeye karar veriyorum ve Gnat’la vedalaşarak atlıyorum motoruma...

055

Önce tuz madeninde şansımı deniyorum. Kamp alanına yaklaşık 18 km ve oraya vardığımda saat 11 civarı... internetten Auschwitz Kampı için saat 16.00’ya rezervasyon yaptırdım ve tuz madeninden yaklaşık 90 km uzaklıkta. Tuz madenine varınca önce bir hayal kırıklığı ve ana baba günü gibi... rezervasyon olmadan girebiliyorsun... ama sıra kıyamet günü gibi olunca şöyle bir çabuk değerlendirme yapıp vazgeçiyorum.. bu şekilde saat 16.00’ya diğer kampa ulaşmam imkansız. Eeee bu tur da zaten 1 saat bilet için sıra beklesem, 1 saat grubun toplanmasını beklesem, 3 saat gezi sürüyormuş... yani ikisi birlikte matematiksel olarak mümkün değil... biraz orada takılıp Auschwitz Kampı’na doğru yollanıyorum yavaştan...

056

Auschwitz Kampı’na varınca biletimin çıktısını aldırıp sırada beklemeye başlıyorum... Derken bir başka motorcu görüyorum kampa gelen ve ona yarın İsveç’e geçmek için feribotla ilgili bir şeyler sormak için yanaşıyorum yavaş yavaş.. 

057

Muhabbet muhabbet derken Auschwitz Kampı’ndaki turumuzu beraber atmaya karar veriyoruz... O bana yaptığı seyahatleri ben ona yaptığım seyahatleri anlatırken turumuzu tamamlayıp tekrar motor başı yapıyoruz... iletişim bilgilerimizi alarak vedalaşıp ayrılıyoruz. Antalya'da bir ev almış meğer seneye buraya yerleşmeye karar vermiş.

058

Sonrasında ben kamp alanına dönerek çadır kurmak için ayarlama yapıyor ve çadırımı kuruyorum. O esnada bir başka eski motorcu yeni kamyoncu bir amca yanaşıyor...

059

Fotoğraftaki kamyonu almış kendine ve karısıyla beraber 2 yıl sürecek bir seyahate çıkmışlar... Türkiye’ye de geleceklerini ve 2 ay kadar kalacaklarını söylüyorlar, ben de onlara bildiğim her şeyi anlatıyorum... kamyonlarıyla şu ana kadar yaptıkları tur için kocaman bir haritaları var...

060

normalde akşam Krakow’un merkezine gidecektim ama muhabbet uzayınca saati 23.00 yapmışız ve sabah erkenden yola çıkacağım için vazgeçip çadırıma geçiyorum....

061

bugün hiçbirşey yapmadım desem de şimdi düşününce gene bir 200 km yol yapmışım... bakalım yarın feribota binebilecek miyim, hiç rezervasyon yaptırmadım ama göreceğiz...

 

9. Gün 01 Ağustos 2015 (Cumartesi)

600 kmlik bir yolculuk olacağı için ve feribota binmek için yalvarmam gerektiğinden sabah 06:00 da uyanıyorum. Hemen eşyalarımı toplayıp yollara düşüyorum. Saat 07:00 gibi çıktığım yolda fazla duraklama yapmak istemiyorum ki feribota geç kalmayayım. Zaten yolda durmaya değecek bir şey de yok. Sadece bir şeyler atıştırmak ve kahve içmek dışında yola devam ve evet saat 15:00 civarı feribotun kalktığı Gydina’ya varıyorum...

062

Çok umutluyum sadece bir motosikletlik yer açacaklar bana yaaaa..... ama ilk hayal kırıklığı ofisin saat 17:00’de açılacak olması. Wi-fi var diyor kapıdaki görevli ama çalışmıyor. Alternatif rotaları da kontrol edemiyorum. Çaresiz oturup bugün yaptıklarımı yazmaya başlıyorum ben de...

063

O arada Polonyalı ama Norveç’te oturan bir  motorcu geliyor yanıma... kendisi rezervasyonunu yaptırmış kafa rahat tabi... benim aklıma sonradan geldiği için ve kendimi strese sokmak istemediğim için yaptırmadım ama yaptırmadığıma daha çok stres oldum... şimdi buraya boşa gelmiş olma şansım da var. Neyse ki bizim Norveç’li motorcu bana yardımcı oluyor ve önce olduğumuz şehirdeki feribotu arıyor... salıya kadar yer yokmuş... en büyük hayal kırıklığı...

Sonra Swinoujscşe diye bir şehirden Ystad, İsveç’e kalkan başka bir feribottan bahsediyor. Bu feribota rezervasyon olmasa da binme şansı yüksekmiş. Geceyarısı ve öğlen 13:00 olmak üzere 2 feribot olduğunu söylüyor, internet olmadığı için rezervasyon yaptıramıyorum. Sonra bizim eleman Rewa diye bir yere 12 km uzaklıkta olan bir sahil kasabasına yemek yemeye gideceğini söylüyor. Beraber gidelim diye teklif ediyor ama ben yine de burada bir şansımı denemek istiyorum. Belki olur... gün doğmadan neler doğar di mi... bakalım...

Saatler 17.00’ı gösteriyor ve ben şansımı deniyorum. Ama kurallar çok sertmiş. Feribotun gece seferi için mutlaka oda almak gerekiyormuş. Ama hiç boş yer yok diyorlar. Saat 20.00 da tekrar denememi istiyorlar. Ben de tamam diyerek motora doğru gidiyorum. En azından birşeyler yerim. O sırada motora yürürken kırmızı bir minibüs yanaşıyor yanıma ve içinde üniformalı tipler dokümanlarımı soruyorlar. Meğer sınır polisiymiş. Bütün evraklarımı didik didik araştırıyorlar. Allahtan herşey tam. Bu arada bir tanesi uluslararası ehliyetimi soruyor. Bir tek onu yaptırmamıştım. Benim ehliyetimin geçerli olması gerektiğini söylüyorum kendim de inanmayarak. Adam internetten falan araştırıyor ama neyse kontrolü sorunsuz atlatıyorum.

Sonra birşeyler yemek için ve beleş wifi için bir Mc Donalds buluyorum kendime. Saat 20.00’ye kadar burada takılıyorum ve her ihtimale karşı kalacak bir yer ayarlıyorum kendime. 

Saat 20.00 de tekrar feribota gittiğimde evet bir iptal var seni alabiliriz diyorlar. Sevincimden havalara uçuyorum ama çok uzun sürmüyor. Fiyatı 214 euro diyorlar. 5 dk düşünüyorum 214 euro’ya Swinoujscşe’ye gider feribota biner, akşam buralarda kalır üzerine elimde bir sürü de para kalır diye düşünüyorum.

064

O nedenle iptal edip ayarladığım yere kalmaya gidiyorum. Yine ucuz bir hostel, motosiklet için de oldukça güvenli... eşyaları içeri atıp şehirde şöyle bir yürüyüşe çıkıyorum. En başta bir şeye benzemiyor gibiydi ama gece hayatı baya renkliymiş Gdynia’nın... bir süre dolaşıp birşeyler içip yatmaya...  600 km nin sonunda elimiz boş kalıyor...

 

3'üncü Bölümün Sonu...

  • 01
    1'İNCİ BÖLÜM
  • 02
    2'NCİ BÖLÜM
  • 03
    3'ÜNCÜ BÖLÜM
  • 04
    4'ÜNCÜ BÖLÜM
  • 05
    5'İNCİ BÖLÜM
  • 06
    6'INCI BÖLÜM
  • 07
    7'NCİ BÖLÜM
  • 08
    8'İNCİ BÖLÜM
  • 09
    9'UNCU BÖLÜM
  • 10
    10'UNCU BÖLÜM
  • 11
    11'İNCİ BÖLÜM
  • 12
    12'İNCİ BÖLÜM