Print
PDF

15'İNCİ GÜN

(29 May 2010)

Sabah dün gece gezdiğimiz yerleri tekrar şöyle detaylı gündüz gözüyle görmek için tekrar şehre çıkıyoruz. Herhalde Avusturya’ da yaşasaydım oturacağım en son şehir Viyana olurdu. Seeboden taraflarındaki huzur ve mutluluğu gördükten sonra burdaki kalabalık ve trafik hiçte çekilecek gibi değil. Dünkü gönüllü rehberimizin de söylediklerine bakılırsa kültürel faaliyetler (konserler, opera, bale vb.) açısından oldukça zengin ama diğer yandan ne varmış bu kadar kapısına iki kere dayanmışız diye geçiyor içimizden... tabi bu iki günlük gezi esnasında ne bir konser ne bir operaya gitmek gibi bir şansımız yok, sanırım o yüzden olacak ki bizim durumumuzdaki günübirlik turistler için şehrin ilk girişinde gördüğümüz Opera Binasının dışındaki duvara dev bir şekilde içeride cerayan eden bütün bağırış çağırışları yansıtıyorlar (burası şaka tabi, içerden buram buram kültür sanat kokuları geliyor).

268

İlk durak opera binasının ardından Mozart’ın ilk konserini verdiği konser binası... her yılbaşında aynı konser bu binada tekrarlanmaktaymış. Bu bilgi de dün akşamki rehberimizden.

269

Tabi buralardan sonra merkeze ulaşınca standart bir şekilde turist infodan şehrin haritası ve gezilmesi gereken yerler bilgisi eşliğinde şehri yeniden baştan aşağıya turluyoruz. Sezon olmaması nedeniyle çoğu yerde restorasyon var, sezon dışı zamanda gezmenin en büyük dezavantajı sanırım bu... gerçekten görmek istediğiniz yerler varsa restorasyonda olabilir. Çünkü bu gezdiğimiz bütün ülkelerde bu şekildeydi; fakat bunun dışında hava sıcaklığı, trafik, kalabalık, kalınacak yer fiyatları, boş yer bulabilme imkanları gibi avantajlarını da unutmamak gerekir. Bunun kararını vermekte gezgine kalmış birşey tabi...

270

Bu arada Avusturya’ da hiç kangru yok, biz bu yanılgıya düşmedik ama sanırım düşen insanların sayısı az değil...

271

 

272

Biz gezerken tam da şehirde bir festival yapılmaktaymış, şansımıza heryerde konserler, eğlenceler...

273

Bu festival sırasında bir yerde olaylara daha yukarıdan bakabilen bir tur rehberi tutuşturuyorlar elimize...

274

Oldukça güler yüzlü olan bu arkadaşımız gezi boyunca bize eşlik ediyor...

275

276 

Gezimizin sonunda işi olduğunu bir yerlere gitmesi gerektiğini söyleyerek bizden müsaade istiyor, ve ayrılıyor...

Gezinin ardından bir yerlere yemek yemeye gidelim derken dün akşamki  dondurmacının  yanından geçiyoruz; yine önü çok kalabalık... neyse yemeyelim, hadi yiyelim derken vazgeçiyor mekandan ayrılıyoruz; fakat 25m sonrasında tatlıya dayanamayarak geri dönüyoruz. Tam Emel dondurmasını alıyor bende kendiminkinin siparişini vermeye çalışırken birden bir bağırış çağırış Emel’ den... ? ben ne olduğunu anlayamadan beyaz giyimli bir bayan ufaktan ufaktan dükkandan çıkmaya çalışıyor. Emel’in şu kadın cüzdanımı çalıyordu demesiyle benim kadının üstüne doğru koşturmam bir oluyor. Benim koştuğumu gören kadın da koşmaya başlıyor ama 2m sonra ensesinden yakalıyorum hırsızı.. Türkçe olarak bağırıp çağırmaya başlıyorum kadına (o sınırle başka dil konuşamıyorum tabi hırsıza). Polise götüreceğimi söylememle “abi bırak beni demesi bir oluyor” abi demesine bakmayın en az 40 yaşında hırsız. Türkçe bilmesinden Bulgaristan çingenelerinden olduğunu tahmin ettiğimiz kadını polise götürmekten vazgeçiyorum, orda herkesin ortasında bir güzel rezil ederek bırakıyorum. Tabi bırakmamın sebebi kadının bizden birşey çalamamış olması. Şansımıza kadını yakalamamış olsak beş kuruşsuz bir şekilde Viyana’nın ortasında kalıverecektik, bütün herşeyimiz o cüzdanın içindeydi çünkü... aslında temel kuraldır paraları parçalamak; fakat genelde paraları ben hırsızlara yer bırakmadan kendim düşürdüğüm için, biz öyle bir önlem almamıştık... ama sizin almanızı şiddetle tavsiye ederim...  bu olayda bize iyi bir ders oldu, ne demişler bir musubet bin nasihata bedelmiş, neyseki verilmiş sadakamız varmış... tabi bu olayın sonunda dondurmamızı yine de afiyetle yiyerek Viyana’ dan soğuyoruz... 

           Bu olaydan ucuz sıyrılmanın verdiği rahatlamayla güzel bir yerde yemeğimizi yedikten sonra kalacağımız yere geri dönüyor ve Avusturya defterini yaşadığımız bu tedirginlik verici olayın bıraktığı izlerle kapatıyoruz. Gezinin bundan sonraki kısmında ellerimiz hep çantamızda... yarın Slovakya - Bratislava ve ardından Macaristan – Budapeste...

  • 01
    DAY 1
  • 02
    DAY 2
  • 03
    DAY 3
  • 04
    DAY4
  • 05
    DAY 5
  • 06
    DAY 6
  • 07
    DAY 7
  • 08
    DAY 8
  • 09-1
    DAY 9/1
  • 09-2
    DAY9/2
  • 09-3
    DAY 9/3
  • 09-4
    DAY 9/4
  • 10-1
    DAY 10/1
  • 10-2
    DAY 10/2
  • 10-3
    DAY 10/3
  • 11-1
    DAY 11/1
  • 11-2
    DAY 11/2
  • 11-3
    DAY 11/3
  • 11-4
    DAY 11/4
  • 11-5
    DAY 11/5
  • 12
    DAY 12
  • 13
    DAY 13
  • 14
    DAY 14
  • 15
    DAY 15
  • 16-1
    DAY 16/1
  • 16-2
    DAY 16/2
  • 17
    DAY 17
  • 18
    DAY 18
  • 19
    DAY 19
  • 21
    DAY 21
  • 22
    DAY 22