Print
PDF

11'İNCİ GÜN (1'inci Bölüm)

(25 May 2010)- “sabah erken”

193

 

194

Sabah  erkenden kalkiyoruz. Lakin Seeboden'den Münih’e kadar uzun ve zevksiz bir yol bizi bekliyor düşüncesiyle aslinda hic gidesim yok! Ama ne zaman ne olacağı hic belli olmuyor tabi...

195 

Dün aksamdan otel pazarliginda konusu çok fazla gecen ve ismiyle bizi cezbeden “kahvaltimizi” yapmak için asagi iniyoruz. Esyalarimizi küheylana yuklemeye muteakip bir de bakiyoruz evin arka tarafinda 2 motor daha var! Birisi 86 model BMW R80RT, birisi de transalp. Sahipleri nerede ki diye dusunurken bir de bakiyorum ki onlarda kahvaltidalar...

Tabi once kahvaltiya bakiyorum, bir dilim ekmek, bir paket bal ve kahve. Hüsran, hayal kirikligi, kandirilmis olmanin verdigi dayanilmaz aci bir anda yerini ayni aciyi paylastigimiz Alman olduklarini ogrendigimiz motorcu dostlarimizla sohbete birakiyor (onlarda kahvaltıdan şikayetçi - kader ortakligi). Gercegi söylemek gerekirse bu ecnebilerin kahvalti kavramindan daha fazla birseyde beklemiyorduk ama bu kadar azını da hic hayal etmemistik...

Sohbet muhabbet derken tabi, soz dondu dolasti “yolculuk nereye hemserim” kismina geldi. Biz tabi henuz şans eseri geldigimiz bu yerin bire neresi oldugunu bilmiyoruz, öylesine gelmisiz. Ogreniyoruz ki megersem Avusturya’nin  en güzel ve turistik yerlerinden birisiymis geldigimiz yer! Avusturya'nın meshur geçişlerine de (pass) çok yakinmis... sagimiz solumuz birbirinden güzel rotalarla cevriliymiste bizim haberimiz yokmus (aksam Almanya’da olmamiz gerekmese kesinlikle birkac gun daha kaliriz burada). Hemen bir tasla iki kus vuralim hesabi, Münihe giden yol uzerinde (arkadan) bir yol ogreniyoruz, madem buraya kadar geldiniz orayi atlamayin mutlaka oradan devam edin diye yalvariyorlar adeta...

Haritadan gidecegimiz yeri iyice ogrendikten sonra, arkadaslarimiza veda edip once onlari yolcu ediyor, ardindan gunduz gozuyle su güzel şehri bir gezelim diye cikiyoruz yola... ayrica Almanya’da gidecegimiz arkadaslarimiza da biz geliyoruz, birazda gec kalabiliriz diye biryerlerden mail atmamiz lazim.... telefonla ulasamadik.

196

Dun geceki her derde deva otelimize yine sormaya gidiyoruz, belki internet cafe falan vardir diye... otelde calisan bir bayan bize buralarda internet cafe olmadigini söylediginde adeta yıkılıyoruz, isin ucunda arkadaslara mahcup olmakta var! bir onceki gun oglen 2 civari orada oluruz diye söylemeseydik iyiydi ama; o zaman GrossGlockner’e gidecegimizi bilmiyorduk ki... neyseki ayni bayan bize kendi bilgisayarini aciyor, alin kullanin diyor... bu şehirde su genellemeyi yapabilirim ki insanlar çok iyi ve yardimsever, kime ne sorduysak kendilerini parcaladilar yardimci olabilmek için...

Almanya'daki arkadaşlarımıza elektronik postamızı attıktan sonra şehri gezmeye devam ediyoruz. Önce akşam göremediğimiz göl kenarına iniyoruz. Ardından şehir merkezinde neler varmış diye bir bakıyoruz. Şehir merkezine geldiğimizde ise karşımızda tourist info’ yu görünce kendimizi tutamayıp onlara da soruyoruz Münih'e giderken nasıl bir rota tavsiye edebileceklerini... bizim Alman motorcularin söyledigi rotalari oradan da teyit ettiriyoruz...

198

 

199

200

Şehri gezmemiz bitince tatli teyzenin pansiyonuna dönerek kendisiyle vedalasiyoruz... bize kartini veriyor, basimiz sıkışırsa diye... hersey için tesekkur ederek kendisinden ayriliyoruz...

200

Bizi kapıdan ugurluyor ama yine pencereye cikmayi ihmal etmiyor, arkamizdan neredeyse su bile dokecek...

(2'inci bölümden devam...)

  • 01
    DAY 1
  • 02
    DAY 2
  • 03
    DAY 3
  • 04
    DAY4
  • 05
    DAY 5
  • 06
    DAY 6
  • 07
    DAY 7
  • 08
    DAY 8
  • 09-1
    DAY 9/1
  • 09-2
    DAY9/2
  • 09-3
    DAY 9/3
  • 09-4
    DAY 9/4
  • 10-1
    DAY 10/1
  • 10-2
    DAY 10/2
  • 10-3
    DAY 10/3
  • 11-1
    DAY 11/1
  • 11-2
    DAY 11/2
  • 11-3
    DAY 11/3
  • 11-4
    DAY 11/4
  • 11-5
    DAY 11/5
  • 12
    DAY 12
  • 13
    DAY 13
  • 14
    DAY 14
  • 15
    DAY 15
  • 16-1
    DAY 16/1
  • 16-2
    DAY 16/2
  • 17
    DAY 17
  • 18
    DAY 18
  • 19
    DAY 19
  • 21
    DAY 21
  • 22
    DAY 22