Print
PDF

9'UNCU GÜN (4'üncü Bölüm)

(23 May 2010)- `geceye doğru`

30 kmlik yolumuz Trogir’ e uzaniyor. Hava yoldayken yavastan kararmaya basliyor. Tabi Mostar’ da devre disi kalan far ampulumuz hala calismamakta israr ediyor, hava her ne kadar kararmis olsa da uzunlari yakarak gorunurluk adina yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Bu arada gps e en yakin BMW’ i soruyorum sadece meraktan, Almanya’ da olduğunu isaret ediyor. Tabi  bizim uzunlari yaktiğimizin farkina varan karsi taraftan gelen sürücüler haklı olarak tepkilerini gosteriyorlar; ama yapacak birsey yok... özürler dileyerek biraz mahçupça yola devam etmek zorundayız... 

Şehre vardiğimizda saat 21:00 gibi, sezon dışı ve küçük bir yer olduğundan sanirim coğu yer kapali. Tabi su an tek derdimiz yatacak bir yer. Room, Sobe, Apartman, Camara tabelalari çok az o yuzden takip etmesi nispeten kolay ama; tabelanin ait olduğu kapının ziline bastiğimizda açan yok...  saat ilerlemeye devam ederken sahil kenarindaki banklari gozume kestirmeye basliyorum, bu arada yorgunluktan ve umutsuzluktan o kadar gözüm dönmüş ki, normal bir eve bile boş oda sorarken buluyorum kendimi...

Derken; masallardaki beyaz atli prens gibi, beyaz bir araba beliriyor yanimizda. Birseyler soyluyor ama anlamakta zorlaniyorum. Sonradan cozuyoruz ki adam bize kiralik evi olduğunu, istersek kalabileceğimizi söylemeye calisiyormus. Neyse adama ne kadar diye soruyoruz, 50Euro diyor, yorgun olsakta pazarlik yapmayi ihmal etmeden 35Euroya bağliyoruz olayi ve adami takip etmeye basliyoruz. Bu arada 50Euro diye israr etse mecbur yine kalacaktik, cunku baska bir yer yoktu kalabileceğimiz – bu da yilin bu zamani yolculuk yapmanin bir çok avantajinin yaninda dezavantajlarindan birisi sanirim – ama yine de adamin kabul ettiğine sevindim.

Aslinda eve vardiğimizda dış görünüş olarak biraz hayal kirikliğina uğradim ve ozellikle park alani olmadiğini gorduğumde tirsmadim desem yalan olur. Cunku evin bulunduğu muhit hiç güven vermedi... ev sahibimize durumu anlattiğimizda adamcağiz komşusundan park yeri istedi. Adamin ingilizcesi pek yoktu ama oğlunun ingilizcesi oldukca iyiydi, tabi gecenin o vaktinde bu bile bizim için büyük bir şanstı... motorumuzu güvene aldiktan sonra içimiz rahatladi ve esyalari yukari tasimaya başladik...

175

Derken bir baktim ki bizim ev sahibinin uzerinde tulum var, benimde aklımda bu far ampülünü nasıl tamir edeceğimiz sorusu! Öylesine bir sorayim dedim “tamircilikle ilgisi olup olmadiğini”. Adamcağiz meğersem surucu kursunda oğretmenmis ve bu islerden de anlarmiş... hemen far ampulunu gosterdim, bende var demez mi! Eve gidip hemen getireyim dedi, Allah razi olsun, 5 km uzaktaki evine hemen atlayip gitti, ampulu getirip geldi. Hemen oracıkta bizim aleti tamir ediverdi...

Gecenin o vaktinde disarida kalma durumuyla karsi karsiya iken, bir anda bu melek gibi aile sayesinde kalacak yer, guvenli park yeri ve far ampulu tamiratiyla geceyi tamamlamadan, Trogir’ e gelmisiz hemen yatmiyoruz tabi... biraz şehir turu...

176

177

178 

Gecenin bu vaktinde disarda pek kimseyi gormek mumkun değil tabi, marinada demirlemis yatlarda bir kac Turk’ ten başka... söyle bir gezimizi tamamladiktan sonra minik apartmanimiza geri dönüp yarin nereye gideceğimize karar vermeden uykuyadaliveriyoruz... bakalim... (bu sefer 9'uncu gün bittiiiii.......)

  • 01
    DAY 1
  • 02
    DAY 2
  • 03
    DAY 3
  • 04
    DAY4
  • 05
    DAY 5
  • 06
    DAY 6
  • 07
    DAY 7
  • 08
    DAY 8
  • 09-1
    DAY 9/1
  • 09-2
    DAY9/2
  • 09-3
    DAY 9/3
  • 09-4
    DAY 9/4
  • 10-1
    DAY 10/1
  • 10-2
    DAY 10/2
  • 10-3
    DAY 10/3
  • 11-1
    DAY 11/1
  • 11-2
    DAY 11/2
  • 11-3
    DAY 11/3
  • 11-4
    DAY 11/4
  • 11-5
    DAY 11/5
  • 12
    DAY 12
  • 13
    DAY 13
  • 14
    DAY 14
  • 15
    DAY 15
  • 16-1
    DAY 16/1
  • 16-2
    DAY 16/2
  • 17
    DAY 17
  • 18
    DAY 18
  • 19
    DAY 19
  • 21
    DAY 21
  • 22
    DAY 22